Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi | İş Sağlığı ve Güvenliği Haber Merkezi | OSGB HABER
2026-06-29 21:11:18

Dijital Çağda Gözden Kaçan Hayati Gerçek. İş Güvenliği Sadece Baret ve Yelekten mi İbaret?

Ali KEKLİKTEPE

akekliktepe@osgbhaber.com 29 Haziran 2026, 21:11

Teknolojinin baş döndürücü bir hızla ilerlediği, yapay zekanın iş süreçlerimizi kökten değiştirdiği ve uzaktan çalışma modellerinin hayatımızın merkezine yerleştiği bir dönemden geçiyoruz. Fabrikalarda otomasyon artıyor, ofisler dijitalleşiyor, "geleceğin iş dünyası" mottosu her yerde yankılanıyor. Ancak tüm bu ışıltılı dönüşümün gölgesinde kalan, her sabah işe giden milyonlarca insanı doğrudan ilgilendiren ve asla eskimemesi gereken bir gündemimiz var: İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG).

Bugün dönüp baktığımızda, iş güvenliği dendiğinde akla hâlâ sadece şantiyelerdeki sarı baretler, fosforlu yelekler veya fabrikalardaki uyarı levhaları geliyor. Kuşkusuz bunlar fiziksel güvenliğin vazgeçilmez yapı taşları. Ancak modern iş dünyasında iş güvenliği kavramının sınırları artık bu fiziki duvarları çoktan aştı.

Günümüz iş hayatında iş kazaları sadece düşen bir nesneyle ya da arızalı bir makineyle yaşanmıyor. "Her an ulaşılabilir olma" baskısı, sürekli artan hedef kotaları ve dijital tükenmişlik (burnout), modern çalışanın en büyük görünmez düşmanları haline geldi.

Dünya Sağlık Örgütü ve uluslararası çalışma örgütleri, psikososyal risklerin en az fiziksel riskler kadar iş gücü kaybına ve sağlık sorunlarına yol açtığını bas bas bağırıyor. Kronik stres, mobbing ve tükenmişlik sendromu, günümüzün "modern iş kazaları" olarak literatürde yerini alıyor. Bir çalışanın ruh sağlığını korumak, en az ona koruyucu ekipman sağlamak kadar hayati bir iş güvenliği kuralıdır.

Ülkemizde ve dünyada iş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili oldukça detaylı yasalar, yönetmelikler mevcut. Denetimler yapılıyor, cezalar kesiliyor. Ancak sadece cezadan korkulduğu için alınan önlemler, ilk fırsatta esnetilmeye mahkumdur.

Bir işletmede iş güvenliği kültürü; en üst yöneticinin masadaki duruşundan, sahadaki en yeni personelin refleksine kadar bir bütündür. Güvenlik önlemlerini "işi yavaşlatan bir angarya" olarak gören zihniyet değişmediği sürece, kaza istatistiklerinde kalıcı bir düşüş beklemek hayalcilik olur.

Geleceğe umutla bakmamızı sağlayan gelişmeler de yok değil. Artık giyilebilir teknolojiler sayesinde işçilerin nabız ve yorgunluk seviyeleri takip edilebiliyor; yapay zeka destekli kameralar, koruyucu ekipmanını takmayan bir çalışanı anında tespit edip uyarabiliyor. Tehlikeli iş süreçleri endüstriyel robotlara devrediliyor.

Ancak teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, onu yöneten ve kararları alan yine insan. Dijitalleşme bize yeni araçlar sunarken, bizim de bu araçları doğru kullanacak bilinç seviyesine ulaşmamız gerekiyor.

Hiçbir üretim hedefi, hiçbir finansal kâr veya hiçbir "acil" yetiştirilmesi gereken proje, bir insanın tırnağından, ruh sağlığından veya yaşamından daha değerli olamaz. İş güvenliği, bir şirketin sadece İK ya da İSG departmanının omuzlarına yüklenecek bir görev değildir; kolektif bir sorumluluktur.

Haftaya başlarken kendimize ve işletmelerimize şu soruyu sormak zorundayız: Bugün iş yerimizde güvenliği gerçekten ne kadar önemsedik? Yoksa sadece "evraklar tamam olsun" diyerek günü mü kurtardık?

Unutmayalım; güvenli iş yerleri modern toplumların en temel aynasıdır ve herkesin akşam evine sağ salim dönmeye hakkı vardır.

ALİ KEKLİKTEPE

B SINIFI İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI

web site:

https://alikekliktepemersin33.blogspot.com

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.