• BIST 1.132
  • Altın 473,321
  • Dolar 7,7800
  • Euro 9,1298
  • İzmir 20 °C
  • Ankara 15 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Balıkesir 14 °C
  • Bursa 16 °C
  • Gaziantep 23 °C
  • Trabzon 26 °C
  • Şanlıurfa 23 °C
  • Van 16 °C
  • Paris 15 °C

Uzmanın Gözünden Seveso II Direktifi (96/82/EC) – Bölüm I

M.Zeki CAN

AB Seveso II Direktifi (96/82/EC)

 BÖLÜM I

Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üye olma kriterlerinden biri olan, 9 Aralık 1996 tarihli Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyi’nin Tehlikeli Maddelerle İlgili Büyük Kaza Risklerinin Kontrolüne İlişkin Direktifini (Seveso II Direktifi olarak da ifade edilir) uygulaması gerekmektedir.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Seveso II Direktifi’nin uyumlaştırılması ve uygulanmasına yardımcı olması amacıyla Bölgesel Çevre Merkezi’nden (REC), Düzenleyici Etki Analizi (DEA) çalışmasını hazırlanmasını talep etmiştir.

Modern endüstriyel üretim süreçleri, kimyasal madde kullanımını gerektirir. Kimyasal maddeler, tüketici mallarının yanı sıra, tarım, imalat, inşaat ve hizmet sektörlerinin de önemli üretim bileşenlerindendir. Türk Kimya Sanayi 2010 yılında 126 milyon ton kimyasal madde üretmiştir. Bu maddelerin depolanması, kullanımı, üretimi veya yok edilmesi sırasında oluşacak bir aksaklık sonucu meydana gelebilecek bir patlama, yangın veya sızıntı, ağır tahribata yol açabilir. Dünyanın birçok noktasında son yıllarda meydana gelen büyük endüstriyel kazalar ağır çevresel, sosyal ve ekonomik olumsuzluklara yol açmıştır. Seveso’da (İtalya, 1976) yayılan zehirli kimyasal bulutu ve Bhopal’deki (Hindistan, 1984) toksik sızıntı, endüstriyel kaza tarihinde önemli vakalar arasında sayılabilir.

Kutu 1 – Seveso ve Bhopal Felaketi
Seveso Felaketi         Bhopal Felaketi
     Seveso’da (İtalya, 1976) bir kimya tesisinde gerçekleşen patlamanın ardından yayılan dioksin bulutu, 1.800 hektar alanın kirlenmesine, 37.000 kişinin kimyasallara maruz kalmasına ve 75.000 hayvanın itlafına neden olmuştur. Bhopal’de (Hindistan, 1984) meydana gelen toksik sızıntı, farklı kaynaklara göre 4.000 ila 20.000 kişinin ölümüne ve o tarihten beri bölgenin insan ve hayvan nüfusunda önemli sağlık sorunlarına neden olmuştur     
1976 yılındaki Seveso kazasının ardından, Avrupa Birliği, benzer kazaların önlenmesini ve kontrolünü amaçlayan Seveso Direktifi’ni kabul etti. Direktif, meydana gelen büyük endüstriyel kazalardan alınan dersler esas alınarak, çeşitli aralıklarla geliştirilmiştir.

Büyük endüstriyel kazalar Türkiye’de de gerçekleşmektedir. Yakın zamanda meydana gelen kazaların ağır sonuçları olmuştur. İzmit’teki 1999 depremi sırasında TÜPRAŞ rafinerisinde ve Yalova Aksa tesislerinde meydana gelen kaza, çok sayıda insanın bölgeden tahliyesine, mal kaybına ve çevresel kirliliğine yol açmıştır. Tuzla Tersaneler Bölgesi ve Akçagaz LPG dolum tesisi ile son olarak Ağustos (2012) ayında Kayalar Kimya ve Sanayi A.Ş.’de2 büyük kazalar meydana gelmiştir.

Türkiye, hem AB üyelik sürecinin bir gerekliliği olarak hem de olası büyük kazaların önlenmesi için Seveso II Direktifi’ni, ‘Büyük Endüstriyel Kazaların Kontrolü Hakkında Yönetmelik’ ile iç hukuka aktarmıştır. Yönetmelik, 18 Ağustos 2010 tarihinde yayımlanmış ve Ocak 2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir.. Direktifin uyumlaştırılması ve uygulanması, büyük endüstriyel kazaların önlenmesi ve etkilerinin azaltılması noktasında Türkiye’ye çeşitli faydalar sağlayacaktır

Direktif, ekonomik, sosyal ve çevresel maliyetleri olan önemli yasal, teknik ve kurumsal reformların yanı sıra, kamu kurumları ve ilgili paydaşlar için bütçe ve finansal giderleri de beraberinde getirmektedir. İlgili maliyetlerin finansmanı ve paydaşlar arasında dağılımı Türkiye için zorlu bir görev olacaktır.

Ayrıca Hükümet, Direktifin başarılı bir şekilde uygulanması noktasında, bazı sorunlarla ve zorluklarla karşı karşıya kalacaktır:

Direktifin uygulanması, insan kaynakları ve teknik kapasitesi sınırlı olan farklı idari organlarının katılımını gerektirmektedir,
Direktif kapsamında zorunlu tutulan Risk Değerlendirme yükümlülüğünün tanımı ve uygulaması konusunda ilgili paydaşlar yeterli bilgiye sahip değildir ve aralarında uzlaşma bulunmamaktadır,
Yeni kuruluşların yer seçiminde ve mevcut kuruluşları arazi kullanımlarında değişiklikler yapıldığı durumlarda uygulanmakta olan gelişmiş ve sistematik Arazi Kullanım Planlaması uygulamaları bulunmamaktadır,
Seveso Kuruluşlarının bulunduğu alanlar ile yerleşim alanları çakışmaktadır,
Bazı Seveso Kuruluşlarının aralarında yeterli güvenlik mesafelerinin olmaması, kaza durumunda domino etkisine yol açabilmektedir.

Bu yazı toplam 1897 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
yorum amacının dışında ticari reklam veya siyasi propaganda içerikli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 OSGB Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim