• BIST 1.134
  • Altın 471,249
  • Dolar 7,7676
  • Euro 9,0877
  • İzmir 26 °C
  • Ankara 19 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Balıkesir 22 °C
  • Bursa 21 °C
  • Gaziantep 29 °C
  • Trabzon 25 °C
  • Şanlıurfa 31 °C
  • Van 20 °C
  • Paris 16 °C

Soma Faciası Üzerine

Nabi İNCE

13 Mayıs 2014 günü Soma’da, Türkiye’yi yasa boğan maden kazası meydana geldi. Tüm Türkiye acı içinde kıvrandı. Madende yangın çıkmıştı. İçeride yüzlerce madenci kardeşimiz mahsur kalmış, can derdine düşmüştü. Hepimiz oradaki işçi kardeşlerimizi kendi öz canlarımız gibi hissettik. Dışarıda bekleyen yakınlarının hislerine ve endişelerine aynen katıldık. Her canlı çıkan işçimiz için sevice, her ölen kardeşimiz içinde eleme büründük.
Maden ocağının girişinden çıkan kara duman ülkemizin üstüne kâbus gibi çöktü. İçimizi kararttı. Ocak içindeki yangın büyüdükçe müdahale o kadar zorlaştı. Gerekli müdahale yapılamayınca da içerideki canlara ulaşma imkânsızlaştı. Her geçen zaman umutları tüketti. Çaresizlik, elin kolun bağlı olması, bekleyenlerin ve tüm ülkenin nefeslerini kesti. İçeridekiler oksijensizlikten, dışardakiler de çaresizlikten boğuldular.
Bütün bunlar yaşanırken, birçok kesim olay üzerinden farklı yorumlarda, suçlamalarda ve suçlu ilan etme çabalarına bulundu. Birçok yerde iş güvenliği uzmanı kimliğimden dolayı bana da olay hakkında sorular soruldu. Sizce kazanın sebebi nedir? Kimler kusurludur? vb. sorulara muhatap oldum. Onlara daha ocaklara girilemiyor, yangın neden ve nereden çıkmış bilinmiyor. Bu aşamada yorum yapılmaz dedim. Yangın sönecek ya da kontrol altına alınacak ki içeri girilebilsin. İçeri girilince de kaza yeri incelemesi yapılabilsin. Ocaklarda teknik bilirkişi ekibi incelemeler yapacak ki kamuoyuna bilgi verebilsin. Bu aşamadaki yorumlar sadece varsayımlardan ibaret olur. Uzman kişiler varsayımlardan değil, eldeki verilerden konuşmalıdırlar. Ben de veri gelene kadar beklemeyi tercih ettim. Yoksa yanlış bilgilenmeye katkı koymuş olurdum.
Türkiye’de maalesef ilgisizler bilgi verme hastalığına kapılmış durumda. Branşı olmayan konudan uzak tüm zevat ahkâm kesiyor. Sonuçta kamuoyu yanlış yönlendiriliyor.
Ocağa girilebilen anda, ilk incelemeleri yapan uzman ve müfettişlerin verdiği bilgiye göre;
Yangın trafo patlamasından çıkmamıştır.
Yangın ocaktaki kömürün kendiliğinden tutuşmasından çıkmıştır. Yangının büyümesiyle ocak içindeki oksijen oranı düşmüştür. Ortaya çıkan karbon dioksit gazı da insanları boğmuştur.
Ocak içindeki ısı iyice artmış, oksijen miktarı düşmüş, karbon dioksit miktarı da artmıştır. Ocak içine havalandırma sistemi ile hava basılınca da yangın için gerekli olan oksijen sevk edilmiş olacaktı. Bu da yangının daha da büyümesi demekti. Bundan dolayı havalandırma çalıştırılamadı. Bu kısır döngüde içinde 301canımız şehit oldu.
Cenazelerin bazılarında, maskeler takılmış ama maskelerin esas elmanı olan gaz filtre kartuşları yoktu. Bu da şunu gösteriyor. Çalışanlar kartuş takmasını beceremediler. Yani bu konuda eğitimleri ya yoktu ya da yetersizdi.
Bu konuya önümüzdeki hafta da devam edeceğim. Allah ölenlere rahmet acılı ailelerine sabırlar ihsan etsin.
Haftaya buluşuncaya kadar kazasız çalışmalar dilerim.

Bu yazı toplam 1040 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
yorum amacının dışında ticari reklam veya siyasi propaganda içerikli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 OSGB Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim