• BIST 1.135
  • Altın 470,363
  • Dolar 7,7483
  • Euro 9,0727
  • İzmir 20 °C
  • Ankara 15 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Balıkesir 14 °C
  • Bursa 16 °C
  • Gaziantep 23 °C
  • Trabzon 26 °C
  • Şanlıurfa 23 °C
  • Van 16 °C
  • Paris 15 °C

Önce Güvenlik Kültürü

A.Hakan TÜRE

Geçen hafta İstanbul'da Uluslararası Madenlerde İş Sağlığı ve Güvenliği Kongresi'ndeydim hatırlarsanız. Yerlisiyle yabancısıyla 10'larca konuşmacının yer aldığı kongre, 2 gün sürdü. Kongre bittikten sonra Haliç Kongre Merkezi'nden çıktım, taksi bekliyorum. Benim gibi taksi bekleyen birkaç kişi var, benden önce gelenler de var, taksiler sırayla yanaşıyor. Farının biri yanmayan taksi benden önce bekleyen kişiyi aldı.
Birden düşünmeye başladım; Acaba taksiye, otobüse, uçağa binerken aracın resmi evraklarının tam olduğunu, periyodik muayenesinin zamanında yapıldığını, herhangi bir arızasının olup olmadığını denetlesek (bunları bizlere bir dosya halinde sunsalar), uygunsa o araca binsek, uygun değilse de kimse o araca binmese. Benden önceki taksinin bir farının yanmaması bana bunları düşündürdü. Düşünsenize o taksinin periyodik muayenesini zamanında yapılmadığını, taksi şoförünün ehliyetinin olmadığını veya ceza puanını doldurduğu için elinden alındığını ya da araç bakımını zamanında yapmadığını. Taksinin içinde seyir halindesiniz, zaman zaman şoför trafikte makas yapıyor, zaman zaman da 120-130km/saat hızlara çıkıyor ve bunların hiçbirini bilmiyorsunuz.
Bizler İş Güvenliği hizmeti verdiğimiz işletmelerde çalışma yaparken, işveren dışarıdan hizmet alarak işletme sahası sınırları içinde kısa veya uzun süreli iş yaptıracağı zaman, taşeron firmadan o işletmede çalışacak kişilerin SGK giriş belgeleri, İş Güvenliği Eğitimi, Sağlık Raporu, Risk Değerlendirmesi, Ehliyet veya Operatör Belgesi, Mesleki Eğitim Sertifikası, Görevlendirme yazısı gibi evrakını dosya halinde sunmasını istiyoruz. Bunların hepsini sunamazsa tamamlamasını, tamamlayamazsa da işverenden dosyası tam olacak başka bir taşeron firma ile çalışmasını istiyoruz. Bunun nedeni şudur; "o işletmenin kapısından girdikten sonra taşeron firmanın çalışanından ana işveren sorumludur. İş kazası olduğunda sorumluluk tamamen ana işverendedir." O yüzden ana işveren, kendi işletmesinde iş yapacak taşeron firmanın dosyasını inceler, dosya eksiksizse çalışanları içeri alır, çalışanlar iş yapacakları yere uygun kişisel koruyucu donanımlarını getirmedilerse onlara kendisi temin eder, işletmeyi tanıtır, riskleri anlatır, eğitim verir, daha sonra çalışmasına izin verir. Bu durumu, Avrupa, ABD, Kanada, Avustralya gibi ülkelerin işletmelerinin neredeyse tamamında görmek mümkündür. Bu işletmelere ziyaretçi olarak girseniz bile eğitim alırsınız, sizlere kişisel koruyucu teslim ederler, sizin yürüyebileceğiniz yolları gösterirler, ancak bu şekilde girebilirsiniz buradaki işletmelere. Mevcut mevzuatla ve zamanla oturacak olan güvenlik kültürüyle Türkiye'de de bu uygulamaları göreceğiz.
Taksiden dosya isteme hayalimin nereden geldiğini şimdi daha iyi anladınız umarım. Hayalim gerçekleşir de uygun olmayan araçlara binilmezse, zamanla her aracın eksiklerinin tamamlanacağını da unutmayın!
Neyse, gelelim benim bindiğim taksiye. Tek farı yanmayan taksi gittikten sonra iki farı da yanan başka bir taksi önüme yanaştı. Koltuğa oturur oturmaz elim emniyet kemerine gitti, kemeri önümden geçirip taksi şoförü ile aramızdaki kemer tokasının takıldığı yuvaya doğru götürdüm. Elim alışkın olduğu için bakmadan takmaya çalışıyorum. Takamadım, tokaya baktığımda ne gördüğüme çoğunuz şaşırmayacaksınız. Hem şoför hem de benimkinde birer kemer tokası takılı. Şoför benimkini çıkardı, "Buyur abi" dedi. Buyurdum ve yarım kalan emniyet kemeri takma eylemini gerçekleştirdim.
Yola çıktık, baktım kendisi kemer kullanmıyor. "Sen neden kemer takmıyorsun?" dedim. "Abi bize kemer serbest" dedi ve anlatmaya devam etti: "polisler bize ceza yazmıyor, hiç bir arkadaşım takmaz benim, bizim için zor kemer, giriyoruz, çıkıyoruz, hem hiç de ceza yemedik."
Uygunsuz hareketi yapanların son cümlesi hep birbirine benziyor. "ceza yemedik", "şimdiye kadar bir şey olmadı", "ne gerek var" vb. Güvenlik kültürümüz arttıkça bu cümleleri daha az duyacağız diye düşünüyorum.

"ÖNCE GÜVENLİK KÜLTÜRÜ"
 
"HAFTANIN BAZI ÖNEMLİ İŞ GÜVENLİĞİ VE İŞ KAZASI HABERLERİ"

06.12.2014 Osmaniye’nin Akyar köyündeki bir maden ocağında göçük meydana geldi. Ocaktaki işçilerden biri göçükte hayatını kaybetti.
07.12.2014 Zonguldak’ın Kilimli ilçesine bağlı Gelik beldesi Dağbaca mevkisinde bulunan kaçak bir maden ocağında bir çalışan göçük altında kalarak öldü.
09.12.2014 Milas’ın Koru Mahallesi’ndeki parke işletmesinde meydana gelen kazada bir kişi beton mikserine düşerek hayatını kaybetti.
12.12.2014 ILO'nun 176 Sayılı Maden İşyerlerinde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun resmi gazetede yayınlandı.
12.12.2014 Balıkesir'in Ayvalık ilçesinde, çalıştığı çimento fabrikasında kolunu yük taşıma bandına kaptıran bir işçi hayatını kaybetti.
12.12.2014 Sivas'ın Gölova ilçesinde traktör tamir ederken kafasına çapa makinesi düşen tamirci hayatını kaybetti.
13.12.2014 Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde kullandığı iş makinesi devrilince altında kalan operatör hayatını kaybetti.

Bu yazı toplam 1369 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
yorum amacının dışında ticari reklam veya siyasi propaganda içerikli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 OSGB Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim