• BIST 1.343
  • Altın 453,811
  • Dolar 7,8072
  • Euro 9,3103
  • İzmir 15 °C
  • Ankara 6 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Balıkesir 5 °C
  • Bursa 12 °C
  • Gaziantep 13 °C
  • Trabzon 13 °C
  • Şanlıurfa 15 °C
  • Van 6 °C
  • Paris 8 °C

Ölüm kömür karası, adalet yüzkarası!

Ölüm kömür karası, adalet yüzkarası!
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Kozlu’da 8 işçinin hayatını kaybettiği iş cinayetinden doğrudan sorumluluğu bulan TTK yöneticilerinin soruşturulmasına izin vermedi.

7 Ocak 2013’te Zonguldak TTK Kozlu Müessese Müdürlüğü maden ocağında 8 maden işçisi iş cinayetine kurban gitmişti. Maden ocağında hazırlık işlerini yürüten taşeron firma Star İnşaat A.Ş'de çalışan maden işçileri, yerin 640 metre altında galeri açma çalışması sırasında ani metan gazı püskürmesi (degaj) sonucu gerçekleşen faciada yaşamlarını yitirmişti.

 

Bilirkişi: TTK da sorumlu!

Bu iş cinayetinin ardından Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nin hazırladığı bilirkişi raporu doğrultusunda, taşeron firma ile ihale sözleşmesinin imzalandığı 2008 yılında görevde olan TTK'nın eski genel müdürü Rıfat Dağdelen ile şimdi ki genel müdür Burhan İnan, TTK Yönetim Kurulu üyeleri Mahmut Yılmaz, Mehmet Açıkel, Mustafa Şimşek ve Çetin Onur hakkında savcılık tarafından soruşturma izni istenmişti.

Taşeron firmanın asli kusurlu bulunduğu bilirkişi raporunda TTK'da kusurlu bulunmuştu. TTK’nın kusurları, kendi uzmanlık alanında olan galeri sürme gibi hazırlık işlerini taşerona vermesi, taşeron firmanın yaptığı işleri denetlemekte yetersiz kalması, tespit edilen eksikliklerin giderilmesi için işi durdurma veya para cezası gibi yaptırım uygulamaması, yüklenicinin teknik nezaretçi ve iş güvenliği uzmanı görevlendirmemesi karşısında yaptırımda bulunmaması ve sorun yaşanan ocağa gerekli özelliklere sahip gaz ölçme sensörlerini monte etmemesi olarak sıralanmıştı.

 

Bakanlık: TTK gerekeni yaptı!

TTK’nın da kusurlu bulunmasına rağmen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, TTK yöneticileri hakkında soruşturma izni vermedi. Bakan Taner Yıldız'ın imzasını taşıyan ve Bakanlık Denetim Hizmetleri Başkanlığı'nın raporu doğrultusunda verilen kararda, TTK yöneticilerinin bir kusurunun olmadığı iddia edildi.

Kararda TTK’da çalışan sayısında emeklilik vb. nedenlerle azalmanın bilinen bir gerçek, taşeronun tercih edilmesininse bir “zorunluluk” olduğu söylenerek şunlar ifade edildi: "... TTK Genel Müdürlüğü'nün bağlı olduğu kurum ve kuruluşların kararıyla şekillenen bu istihdam politikasından ve bu durumun kurumun faaliyetlerinde ortaya çıkardığı zorunlu sonuçlardan kurum yöneticilerine bir sorumluluk yüklemenin hakkaniyetli bir değerlendirme olmayacağı değerlendirilmiştir. Bu tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında haklarında soruşturma izni talep edilen kişiler hakkında, konuya ilişkin suç teşkil eden bir eylemlerinin tespit edilmemesi nedeniyle soruşturma izni verilmemesinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır."

 

Taşeron da, TTK da, taşeron sisteminin savunucuları da, hepiniz suçlusunuz!

Böylece bir taraftan taşeron işçi çalıştırma meşrulaştırılmaya çalışırken, öbür taraftan da bu iş cinayetinde doğrudan sorumluluğu bulunan TTK'nın üzerinden suç atılmaya çalışılmaktadır. Milyonlarca işsizin olduğu bir ülkede emekli olan maden işçilerinin yerine “çalışacak yeteri sayıda işçi bulunamadı” demek, bunu taşeron işçi çalıştırmanın gerekçesi saymak, bu iş cinayetlerinde hayatını kaybeden ve yaşayan maden işçileriyle dalga geçmek demektir.

2006 Mayıs’ında TTK kömür ocaklarına bin 120 kişilik işçi alımı için kuruma 5 günde tam 27 bin 500 başvuru yapılması bu yalanı boya düşüren küçük bir örnektir. Keza aynı şekilde 2008’de işçi alımı için 37 bin başvuru olmuştur. 2011 yılında maden işçilerinin örgütlü sendikası olan Genel Maden-İş tarafından Bakanı Taner Yıldız’a işçi alımına ihtiyaç olduğu talebi iletilmiştir. Ayrıca aynı sendika 2014 Şubat’ında yaptığı açıklamayla acilen 3 bin 500 işçiye daha ihtiyaç olduğunu söylemektedir.

2011 Genel seçimleri öncesi ve sonrasında AKP Zonguldak Milletvekilleri, TTK’ya 2 bin 500 işçi alma vaadi vermişlerdi. Ancak ne işçi başvurularında yeterli sayıda işçi alındı ne de verilen sözler tutuldu. 2013 yılının ortasında, verilen sözlerin neden tutulmadığı yönündeki soruya ise bakan Yıldız’ın verdiği cevap oldukça manidardır. Yıldız, “Biz oradaki modeli tekrar konuşuyoruz, müessese bununla alakalı zarar etmeden götürebileceğimiz bir model var mıdır, bunlar üzerinde de çalışıyoruz” diyerek TTK’ya işçi alımının olmayacağını ima etmiştir. Çünkü iş cinayetlerinde işçilerinin hayatını kaybetmesi parasal bir zarara yeğdir.

Bu haber toplam 1272 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
yorum amacının dışında ticari reklam veya siyasi propaganda içerikli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 OSGB Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim