• BIST 104.341
  • Altın 145,340
  • Dolar 3,4840
  • Euro 4,1760
  • İzmir 24 °C
  • Ankara 19 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Balıkesir 22 °C
  • Bursa 23 °C
  • Gaziantep 31 °C
  • Trabzon 25 °C
  • Şanlıurfa 28 °C
  • Van 26 °C
  • Paris 14 °C

Madende ölüm kömür kokar!

Madende ölüm kömür kokar!
Türkiye’de sadece maden iş kolunda, 1991-2008 arasında iş cinayetleri ve meslek hastalığı nedeniyle toplam 2554 maden işçisi hayatını kaybederken, 13087 maden işçisi de sürekli iş göremez hale gelmiştir. Son dört yılda 399 maden işçisi iş cinayetine kurba

3 Mart 1992 işçi sınıfı için çok trajik bir tarihtir. Bundan 22 yıl önce, TTK’nın Kozlu Müessese Müdürlüğü’ne ait maden ocağında, grizu patlaması sonucu meydana gelen faciada 263 işçi hayatını kaybetti.

Bu tarih aynı zamanda 263 işçinin anısına “İş Cinayetlerine Karşı Mücadele Günü” olarak da kabul edilmektedir. Maden ocaklarında çalışan işçileri denetimsiz ocaklarda ya göçükler öldürür ya da kömür tozları.

Ocakta çalışmaya giden maden işçileri “bir daha dönebilecek mi” kuşkusuyla uğurlanırken, madenci de “bir daha gelebilecek miyim acaba” diye yola koyulur. Çünkü Orhan Veli’nin dediği gibi, “Siyah akar Zonguldak’ın deresi. Yüz karası değil, kömür karası. Böyle kazanılır ekmek parası.” Ancak ölüm maden işçisinin yazgısı değildir. Maden işçilerinin şanssızlığı kapitalist sistemin önlenebilir iş kazalarını masraf görmesidir.

 

“Ocakta hâlâ kurtarılmayı bekleyen canlı insanlar...”

22 yıl önce gerçekleşen bu toplu katliamdan 18 yıl sonra, 263 madencinin nasıl öldüğünü vicdan muhasebesi yaptığını söyleyen Şerafettin Üstünkol’un anlattıkları oldukça çarpıcıdır. Facia sırasında TTK Karadon Müessese Müdürü olan Üstünkol’un anlatımları şöyledir: “Galerilerin tabanı ve tahkimatı üzerinde yoğun bir şekilde kömür tozu biriktiği halde uzun yıllar temizlenmeden bırakılmıştır. Ayrıca biriken tozun tutuşma özelliğini yok etmek için üzerlerine kireç tozu veya kireç taşı tozu da serpilmemiştir. Yani patlamaya hazır barut gibi bekletilmiştir. Sadece bir tutuşturucu gerekiyordu, onu da grizu patlaması yapmıştır. Yangını hapsetmeye yarayan barajlar da yapılmamıştır. Bu nedenle yangınların kontrolü imkânsız hale gelmiştir. Ayrıca ocağa su basılmasına başlandığı zaman, bunu söylemesi çok zor ama, ocakta hâlâ kurtarılmayı bekleyen canlı insanlar olduğunu sanıyorum.”

Bu anlatımların doğruluğunu ispatlayan çokça neden vardır bu ülkede. Zonguldak’ta 17 Mayıs 2010 tarihinde Karadon madeninde 30 işçinin öldüğü bir başka toplu katliamla ilgili Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, “O konuda acı çekmediklerini ve fizik olarak da güzel öldüklerini rahatlıkla söyleyebilirim” demişti. Erdoğan için de işçi ölümleri olağandı. Çünkü “bu mesleğin kaderinde vardı.” Ancak Karadon için hazırlanan bilirkişi raporu, patlamanın 'öngörülebilir ve önlenebilir' olduğunu, bu nedenle kaçınılmazlık unsurunun bulunmadığını işaret etmekteydi. Raporda "Son 12 dakikada, patlama olasılığının çok yüksek olduğu bilindiği halde, Yapı-Tek çalışanlarına neden haber ulaştırılmadığı, neden tüm ekipmanların durdurulmadığı, neden acil kaçış planının uygulanmadığını anlamak mümkün değildir" denilmektedir.

Ne de olsa, Erdoğan için “ayak takımı” olan işçilerin ölü olması, “ayakların baş olmasından” daha iyidir. 2011 Şubatı’nda Maraş'ta Afşin-Elbistan Termik Santrali'ne ait kömür sahasında meydana gelen göçükte hayatını kaybeden 9 işçinin cesedinin hala o ocakta gömülü olmasının nedeni işçilere duyulan nefretin, işçinin cansız bedenine karşı da sürdüğünü göstermektedir.

 

Türkiye iş cinayetlerinde dünyada üçüncü, Avrupa’da birinci.

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre dünyada her gün yaklaşık 6 bin 300 kişi iş cinayeti veya meslek hastalıkları nedeniyle yaşamını yitirmektedir. Her yıl ise 360 bin kişi iş cinayeti, 1 milyon 950 bin kişi de meslek hastalıkları yüzünden hayatını kaybetmektedir. Dünyada her 15 saniyede bir, bir işçi iş cinayetlerinde ölmektedir. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi verilerine göre ise Türkiye’de 2013’te en az 1235 işçi yaşamını yitirmiştir. Yine Türkiye’de her gün ortalama 176 “iş kazası” olurken, 3 işçi yaşamını yitirmekte, 5 işçi de “iş kazası” sonucu iş göremez hale gelmektedir.

 

Hırsızlar çalıyor, işçiler ölüyor

ILO’nun verilerine göre Türkiye, ölümlü maden iş kazalarında birinci sıradadır. Kozlu’nun, Karadon’un dışında yine aynı yerde, Zonguldak’ta 7 Mart 1983’te Armutçuk madeninde yaşanan ve 103 işçinin yaşamını yitirdiği toplu katliamda olduğu gibi onlarca maden işçisi her yıl hayatını kaybetmektedir.  Zonguldak 5 bine yakın maden işçisinin gömülü olduğu “Maden Şehitliği” olan tek ildir.

Türkiye’de sadece maden iş kolunda, 1991-2008 arasında iş cinayetleri ve meslek hastalığı nedeniyle toplam 2554 maden işçisi hayatını kaybederken, 13087 maden işçisi de sürekli iş göremez hale gelmiştir. Son dört yılda 399 maden işçisi iş cinayetine kurban gitmiştir. 2010 yılında 131, 2011 yılında 85, 2012 yılında 88 ve 2013 yılında 95 madenci “kaza süsü verilmiş cinayetlerde” hayatını kaybetmiştir.

 

Sermayenin aldığı tedbir: İş Sağlığı ve Güvenliği!

Bu kadar çok ölümlü iş cinayetinin olduğu bir ülkede, AKP hükümeti tarafından 2012 yılında çıkarılan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu bu cinayetleri önleme amacı taşımamaktadır. Aksine kapitalistler kendi yükümlülüklerini ortadan kaldırmak için, iş güvenliği mühendisi ve işyeri hekimine danışman statüsü vermiştir. Böylece işyerlerinin sürekli denetimi engellenmektedir. Ayrıca aynı işyerinde belli bir ücret karşılığında çalışan danışman ile denetçi görevi verilen mühendis ve hekimlerin bağımsız çalışması zaten fiilen mümkün değildir. Bu yasa ile çözüm diye sunulan, kaza olduğunda sorumlu tutulacak kişinin aynı iş yerinde çalıştırılan mühendisler olmasıdır.

Kapitalistler, iş cinayetlerini önleme adı altında çıkardıkları yasalarda bile sorumluğu üzerinden atmaya çalışmaktadırlar. Keza çıkardıkları yasanın adı da maksatlarını ele vermektedir. Onlar için işçinin sağlığı ve güvenliği değil, para kazanmalarını sağlayan işin sağlığı ve güvenliği önemlidir.

Bu haber toplam 1736 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
yorum amacının dışında ticari reklam veya siyasi propaganda içerikli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 OSGB Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim