• BIST 1.121
  • Altın 470,279
  • Dolar 7,7650
  • Euro 9,0520
  • İzmir 28 °C
  • Ankara 25 °C
  • İstanbul 25 °C
  • Balıkesir 29 °C
  • Bursa 28 °C
  • Gaziantep 29 °C
  • Trabzon 23 °C
  • Şanlıurfa 30 °C
  • Van 14 °C
  • Paris 14 °C

İSG Yasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Yasa Tasarısına Yorumlar-2

Nabi İNCE

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ YASASINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YASA TASARISINA YORUMLAR (2)

         Geçen haftaki yazımda yasa tasarısı üzerine yorumlara başlamıştım. Bu yazımda da devam edeceğim. Tasarıda, 6331 sayılı yasanın 19. Maddesine bir fıkra eklenmiş. Buna göre;

İş sözleşmesi ile çalışanların bu maddede belirtilen yükümlülüklerini kendisine yazılı olarak hatırlatıldığı halde yerine getirmemesi, işveren bakımından iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanunun 25 inci maddesine göre haklı nedenle derhal fesih hakkı doğurur." denmektedir. Bu değişikliğin, iş sağlığı ve güvenliği çalışmalarında işe yarayacağını düşünüyorum. Bu konunun iş yerlerinde, personel sorumluları ve iş güvenliği uzmanları tarafından, çalışanlara net bir şekilde açıklanması ve yazılı olarak tebliğ edilmesi, tebliği alanın da tebliği imzalaması gerekir. Tebliğin bir nüshası da özlük dosyasına konulmalıdır. Bilgilendirilmeyen çalışan işlemler sonucu tazminatsız çıkışla karşı karşıya kalmamalıdır. İş yerlerinde sağlıklı ve güvenli bir çalışma sağlamak için, çalışanların da işi benimsemesi ve çalışmalara katılması ve katkı koyması gerekir. Bu ilave madde, bu konuda amaçlanan çalışma ortamının tesis edilmesine katkı koyacaktır.

         Madde 5’e 25/A maddesi eklenerek ölümlü iş kazalarına sebep olan işverenin suçu yargı kararı ile tespitinden sonra iki yıl süre ile devlet ihalelerine katılamaz denilmektedir. Bana göre konu biraz daha açılmalı ve “ ortak olduğu şirketleri de kapsamalıdır.” Çünkü pratikte şahıs olarak yasaklanan şirket sahipleri, yanına birilerini alarak ya da birinci dereceden akrabaları ile şirket kurarak işlerine devam edebilmektedirler.

         İş sağlığı ve güvenliği alanında pratikte en çok sıkıntısı çekilen unsurlardan biri de standart dışı ve ucuz kişisel koruyucu malzeme kullanımıdır.

Tasarının 6. Maddesinde bu konuyla ilgili olarak, “Çalışanlarına standartlara uygun ve “CE” belgeli kişisel koruyucu donanım temin etmeyen işverenlere çalışan başına idari para cezası uygulanır” denilmektedir.

 Bu tespit, yerinde ve önlemdir. Yalnız , (CE) belgeli olmayan kişisel koruyucu donanım üretimi ve satışı yasak olmasına rağmen piyasada mevcuttur. Hatta Çin malı standartsız ve ucuz ürünler piyasada bol miktarda bulunabilmektedir. Piyasada “China Export “ diye dillendirilen, amblemi de “CE” olan ürünler, satılırken tezgâhtarlar tarafından “CE”  belgesi olarak, işletmelerin satın alma elemanlarına bilgi verilerek satışlar gerçekleştirilmektedir. Örnek vermek gerekirse, 5.00-6.00TL.’ye baretler, 30.00-35.00 TL.’ ye emniyet kemerleri ganimet gibidir. İşveren, gerçek kişisel koruyucu donanım ile Çin malı kişisel koruyucu donanım arasındaki farkın, sadece fiyat bazında olduğunu, koruma bazında olmadığı kabulüne yatkındır. Bu gerçekten hareketle, piyasa görsel olarak aynı gibi olan ama işlevsel olarak hiç alakası olmayan ucuz kişisel koruyucuların işgali altındadır diyebiliriz. Yasanın bu maddesi, işveren tarafına uygulanırken, üretim, ithalat ve satış ayağında da ciddi ve sıkı bir denetim yapılmalıdır. Aksi hareket edenlere caydırıcı bir yaptırım uygulanmalıdır.

     Önümüzdeki hafta kısmet olursa tasarının diğer konularını yorumlamaya devam edeceğim. Haftaya kadar kazasız ve sağlıklı çalışmalar dilerim.

 

Bu yazı toplam 1115 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
yorum amacının dışında ticari reklam veya siyasi propaganda içerikli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 OSGB Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim