• BIST 106.239
  • Altın 160,342
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • İzmir 12 °C
  • Ankara 4 °C
  • İstanbul 11 °C
  • Balıkesir 11 °C
  • Bursa 11 °C
  • Gaziantep 10 °C
  • Trabzon 21 °C
  • Şanlıurfa 10 °C
  • Van 4 °C
  • Paris 4 °C

İŞ KAZASI VE MESLEK HASTALIĞI

Nabi İNCE

İŞ KAZASI VE MESLEK HASTALIĞI

     Dünyada, sanayii devrimiyle birlikte birçok iş kazaları ve meslek hastalıklarının da boy gösterdiği bir gerçektir. 18. yüzyılın başlarında İngiltere’de çalışma hayatında işçilerin yaşadığı sağlık sorunları dikkati çekmiş ve bu konuda düzenlemelere gidilmiştir. Çalışma koşullarında iyileştirmeler, çalışanların sağlığının korunması için tedbirler alınması istenmiştir. Bu çalışmalar 18.yüzylın ortalarından itibaren diğer Avrupa ülkeleri ile Amerika’ya da yayılmıştır.

     1633–1714 yıllarında yaşamış olan, İtalyan doktor Bernardino Ramazzini’nin yaptığı çalışmalar, iş sağlığı konusunda yapılan çalışmaların başlangıcı olarak kabul edilir.              Dr. Ramazzini aynı işte çalışan işçilerin çoğunlukla aynı sağlık sorunları yaşadığını tespit etmiştir. Bu noktadan başlayan tıbbi araştırmalarda, çalışma ortamının ve çalışma metotlarının olumsuz koşulları, çalışanların sağlıklarını olumsuz olarak etkilediği tespit edilmiştir.

     İş sağlığı ve güvenliği konusunda iyileştirme ve geliştirme faaliyetlerinin yürütülmesi, sürekliliğinin sağlanması için tüm tarafların uyması gerekli kurallar konulmuştur. Bu konuda uluslararası kuruluşlar oluşturulmuştur. Bunların başında, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Dünya sağlık Örgütü (WHO) gelmektedir. Türkiye’de bu kuruluşlara üyedir.

     Ülkemizde bu konuda ciddi olarak ilk çalışmanın 1971 yılında çıkarılan 1475 sayılı iş yasıyla başladığını söyleyebiliriz. Yasa içinde “işçi sağlığı ve işçi güvenliği” adına birçok madde vardır. Yasaya dayanarak çıkarılan tüzük ve yönetmelikler olmasına rağmen, bu konuda yeterince uygulama ve denetimler yapılmamıştır.

     2003 yılında Avrupa birliği uyum yasaları çalışmaları çerçevesinde iş yasası değiştirilmiş, 4857 sayılı iş yasası çıkarılmıştır. Bu yasanın 77. maddesi ila 89. maddesi arasındaki maddeler “iş sağlığı ve güvenliği” konularını içermektedir. Bu süreçte yasa içerikleri yetersiz kalmış, iş kazaları ve meslek hastalıklarında artışlar görülmüş, 2012 yılında 6331 sayılı müstakil iş sağlığı ve güvenliği yası çıkarılarak daha etkili sonuçlar alınması hedeflenmiştir.

     İş kazalarının ve meslek hastalıklarının çıkış sebepleri incelendiğinde;

     Başta iş sağlığı ve güvenliği kültürünün oluşmaması,

     İşveren ve işveren vekillerinin bu konuda yapılan çalışmaların önemine inançlarının olmaması, angarya faaliyetler olarak görülmesi, maliyet unsuru olarak değerlendirilmesi,

     Çalışanların alışkanlıklarını sürdürmede direnmesi, bize bir şey olmaz mantığına sarılması,

     Devletin yeteri kadar denetim ve rehberlik görevini yerine getirememesi vb. etkenleri sıralayabiliriz.

     İş kazaları ile meslek hastalıkları arasında fark edilebilirlik bakımından ince bir nüans vardır. İş kazasının sonucu hemen görülür, meslek hastalığının ki ise yıllar sonra ortaya çıkar. Meslek hastalıklarının tanımı ve tanısı konusunda ciddi çalışmaların geçmişi yenidir. Toplum hala bu konuda bilinçsiz durumdadır. Bu yüzden, devlet istatistiklerine de meslek hastalığı kayıtlarının sayısı çok düşük olarak yansımaktadır. Bu sonuç, bu konuda alınacak acil ve detaylı bir çalışmayı da tetiklememektedir.

     Yazılı ve görsel medyada hep iş kazası haberleri yer almakta, maalesef en az onun kadar tehlikeli olan meslek hastalığı haberine yer verilmemektedir. Devletin bu konuda daha hassas davranması, tedbir ve denetimlerine yoğunlaşması gerekir.

     SGK’nın yayımlanan 2015 yılı istatistiklerine baktığımızda;

     İş kazalarında, 1252 çalışanın hayatını kaybettiği, meslek hastalığından hayatını kaybedenlerin olmadığı!

     İş kazaları ve meslek hastalıklarından dolayı kayıplı iş günü sayısının 2.992.070 olduğu görülmektedir. Bu rakamlar ürkütücü boyuttadır. Çalışma hayatının tüm tarafları bu yangını söndürmek için el ele vererek çalışmak zorundadır. Kayıplar hepimizin kayıplarıdır. Bir an önce konuya eğilmeli ve sonuca endeksli faaliyetlere başlanılmalıdır.

Bu yazı toplam 351 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
yorum amacının dışında ticari reklam veya siyasi propaganda içerikli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 OSGB Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim