• BIST 1.121
  • Altın 471,477
  • Dolar 7,7650
  • Euro 9,0520
  • İzmir 24 °C
  • Ankara 21 °C
  • İstanbul 22 °C
  • Balıkesir 26 °C
  • Bursa 24 °C
  • Gaziantep 22 °C
  • Trabzon 23 °C
  • Şanlıurfa 27 °C
  • Van 14 °C
  • Paris 12 °C

“İş kazalarının yüzde 97’si önlenebilir”

“İş kazalarının yüzde 97’si önlenebilir”
Fevzi Demir, iş kazaları ve meslek hastalıklarının eğitimsizlik, denetimsizlik ve eski teknoloji kullanımından kaynaklandığını söylüyor

Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) iş kazaları ve meslek hastalıklarına ilişkin 2008 yılı istatistikleri 8.8 milyon çalışana ilişkin verileri kapsıyor. Buna göre, kuruma bildirilen iş kazası sayısı 72 bin 963, meslek hastalığı sayısı ise 539. Bunların 866'sı ölümle sonuçlanmış. Yaklaşık 61 bini hastanede yatarak tedavi şeklinde geçirilmiş. İş kazası ve meslek hastalığı sonucu kaybolan geçici işgöremezlik süresi ise 1 milyon 865 bin 115 işgünü. 

Ayda 10 bin kaza
Ancak bu kazalar sadece resmi rakamlar, SGK'ya kayıtlı olanları ve kuruma intikal eden verileri kapsamakta. Aynı istatistiklere göre, 2008 yılı "kayıt dışı" oranı yüzde 43.5 olduğuna göre, bu kesimde en azından resmi rakamın yarısı kadar iş kazası ve meslek hastalığı olduğu varsayılsa, yılda toplamda en az 110-120 bin iş kazası ve meslek hastalığı ile karşılaşıyoruz demektir. Yani ayda yaklaşık 10 bin kaza...
İş kazaları ve meslek hastalıklarında hala Avrupa'da birinciliği, dünyada da Bangladeş ve Pakistan'dan sonra dünya üçüncülüğünü kimseye kaptırmıyoruz. Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Bölüm Başkanı Prof. Dr. Fevzi Demir, bu ilk üç sıranın İslam ülkeleri tarafından paylaşılmasının bir tesadüf olup olmadığı konusunda şüpheleri var. Fevzi Demir, iş kazaları ve meslek hastalıkları konusunda da "bize bir şey olmaz, Allah korur" zihniyetinin var olduğu düşüncesinde.
Yapılan araştırmalardan örnekler veren Fevzi Demir, kazaların sadece yüzde 3'ünün önceden görülemez (öngörülemez) kazalar olduğunu gösterdiğini belirtti ve bir başka deyişiyle, "kazaların sadece yüzde 3'ü 'dini' anlamda 'kaza-kader' anlayışının sonucu olabilir" dedi ve ekledi: "Buna karşılık, kazaların yüzde 97'sinin önceden tedbir alınıp önlenebileceği anlaşılmakta. Bu nedenle, kazalara "kader" demek hemen hemen mümkün değil. 2008 iş kazaları verilerine bakılırsa yüzde 3 oranında meydana gelen (300) kaza "öngörülemez" (kader) sayıldığına göre, 9 bin 700 kazanın (kader sayılmayan) önlenebilir nitelikte olduğu anlaşılıyor." Fevzi Demir, iş kazalarının sayısının Türkiye'de yıllar içerisinde değişmediğini, arttığını ancak azalmadığını söylüyor. 

10 yılda bir denetleniyor
İLO verilerine göre, gelişmekte olan ülkelerde iş kazası ve meslek hastalıkları sonucu meydana gelen ekonomik kayıpların Gayri Safi Yurtiçi Hasılalarına (GSYİH) oranı yüzde 4 olarak hesaplandığını hatırlatan Demir, TÜİK tarafından açıklanan 2008 yılı GSYİH'nın 950 milyar olduğu göz önünde bulundurulduğunda, iş kazası ve meslek hastalıklarının yaklaşık maliyetinin 38 milyar TL olduğunu söylüyor ve şöyle diyor: "Atatürk Barajı bize 8 milyar dolara (12 milyar TL) mal olduğuna göre, her yıl yaklaşık 3 Atatürk Barajı kaybettiğimizin farkında mıyız acaba?"
Türkiye'de meydana gelen kazaların ise üç nedenden kaynaklandığını anlatan Fevzi Demir, bunları şöyle sıralıyor: "Eğitimsizlik, denetimsizlik ve eski teknoloji kullanımı...
Ülkemizde iş müfettişlerinin yaklaşık 600 kadar olduğunu ve yetersiz sayısı nedeni ile her yıl ancak işyerlerinin ortalama yüzde 10'unun denetlenebildiğini söyleyen Demir, bir iş müfettişi bir işyerini denetledikten ancak 10 yıl sonra aynı işyerine uğrayabildiğini de çarpıcı şekilde gözler önüne serdi. 
İşyerlerinde eski teknolojinin kullanılmasıyla oluşan iş kazalarında işverenin yükümlülüğünün arttığını ifade eden Fevzi Demir şöyle dedi: "Kanun, teknolojinin son ürünlerini kullanmayı tavsiye ediyor. İnsan hayatının hiçbir şekilde maliyet hesabı içerisine dahil edilemeyeceğini söylüyor."
İşletmelere ve çalışanlara da önerilerde bulunan Fevzi Demir, "Sendika temsilcileri işyerlerindekileri bilinçlendirecek kişilerdir. Onlar, iş müfettişi gibi çalışırlar. Sendikanın çalışmadığı yerde denetimsizlik daha fazladır." Demir, işçilerin de işverenlerinden iş güvenliğini istemekte çekindiklerini de söyledi.

İşyerindeki her kaza iş kazası sayılıyor
İşyerinde meydana gelen her kazanın iş kazası sayıldığını belirten Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Bölüm Başkanı Prof. Dr. Fevzi Demir, iş kazalarının işi yaparken olmasının bile önemli olmadığını vurgulayarak şöyle konuştu: "İş verenin emir ve talimatıyla işin yapılmış olması lazım. Özel bir işi nedeniyle patronun işçiyi gönderdiği sırada olan kazalar, işyerine topluca gidip gelirken olan kazalar vb. iş kazası sayılıyor. Ancak bu tip kazaların iş kazası sayılmasına rağmen SSK'nın sorumluluğu olmasına karşın işverenin sorumluluğu yok. İşverenin sorumlu olması için ise işyerinde İş sağlığı ve güvenliği hükümlerinin yerine getirilmemiş olması lazım." 

Eksik yok, fazlalık var 
Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Bölüm Başkanı Prof. Dr. Fevzi Demir günümüzde mevzuatta herhangi bir eksikliğin olmadığını belirterek aksine fazlalık olduğunu söylüyor ve "Türkiye'de teknolojisi hala olmayan konularda bile mevzuatımızda hükümler var. Gelecekte bu teknolojiler geldiğinde hükümler hazır olacak" diyor.

Bu haber toplam 1992 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
yorum amacının dışında ticari reklam veya siyasi propaganda içerikli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 OSGB Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim