• BIST 1.124
  • Altın 458,727
  • Dolar 7,6460
  • Euro 8,8844
  • İzmir 33 °C
  • Ankara 27 °C
  • İstanbul 29 °C
  • Balıkesir 32 °C
  • Bursa 32 °C
  • Gaziantep 30 °C
  • Trabzon 26 °C
  • Şanlıurfa 33 °C
  • Van 23 °C
  • Paris 14 °C

'İş cinayetlerinin panzehiri örgütlü mücadele'

'İş cinayetlerinin panzehiri örgütlü mücadele'
Tersanelerde örgütlenen LİMTER-İş Sendikası'nın Genel Başkanı Kamber Saygılı'ya göre, patronlar ve devlet işçiyi, "baretle demir uçlu ayakkabının arasına sıkıştırılmış bir nesne" olarak görüyor.

"Bu durumda, işçiye değer verilmez" diyen Saygılı, çalışma yaşamı için de, "düşük yoğunluklu savaş alanı" tanımını yaptı. Tuzla tersaneler bölgesinde yürüttükleri mücadele ve 2008 yılında gerçekleştirdikleri iki büyük grev sonrasında patronların iş cinayetlerine karşı önlem almak zorunda kaldığını belirten Saygılı, "İşçi sağlığı ve işgüvenliği, ne patronların ne de hükümetin vicdanına bırakılmayacak kadar önemli bir sorun. Ancak örgütlü mücadele ile durdurabiliriz. İş cinayetlerinin panzeri örgütlü mücadele" dedi.

Son bir haftada İstanbul'da 3. Boğaz Köprüsü'nün inşaatı sırasında meydana gelen kazada 3 işçi, Mecidiyeköy'de Ali Sami Yen Stadı yerine yapılan rezidans projesinde ise 1 işçi yaşamını yitirdi. İki önemli projede yaşanan bu olaylar, iş cinayetlerini bir kez daha kamuyonun gündemine getirdi.

Tuzla tersaneler bölgesinde iş cinayetlerine karşı yıllardır mücadele yürüten ve belli kazanımlar da elde eden DİSK'e bağlı LİMTER-İş Sendikası'nın Genel Başkanı Kamber Saygılı, ANF'nin konuya ilişkin sorularını yanıtladı.

'DÜŞÜK YOĞUNLUKLU SAVAŞ ALANI'

Saygılı, emekçiler için çalışma yaşamının "düşük yoğunluklu savaş alanı" anlamına geldiğini belirtti, "Bu alana girdiğiniz andan itibaren her an ölebilirsiniz, hastalanabilirsiniz, sakat kalabilirsiniz ya da sürece yayılmış ölüm anlamına gelen meslek hastalığına yakalanabilirsiniz" dedi.

'İNSAN DEĞİL NESNE'

Saygılı, bir işçinin, hükümet, patron ya da adli kurumların gözünde, "Baretle demir uçlu ayakkabının arasına sıkıştırılmış bir nesne" olarak göründüğünü söyledi ve ekledi: "İnsan olmaktan çıkarılmış bir nesne. Bu durumda işçiye yani insana değer verilmez. İş yeri güvenliği ya da işçi sağlığı patronlar açısından maliyeti artıran şeyler olarak görülüyor."

'HIZLI ÇALIŞMA ÖLÜM GETİRDİ'

Başbakan Erdoğan'ın  3. köprü için yaptığı "3 yılda değil, 2 yılda köprü bitecek" açıklaması hatırlatan Saygılı, "Bu açıklamanın anlamı, işçilerin kısa bir süre içinde en büyük verimi almak için hızlı şekilde çalıştırılması. Böylesi çalışma ortamlarında alınması gereken işyeri güvenliği önlemleri de alınmıyor ve  ortaya iş cinayetleri çıkıyor" diye konuştu. 

Saygılı, "Emekçi kamuoyu bu konuyu gündemde tutmazsa, önümüzdeki günlerde de iş cinayetleri orada yaşanabilir" uyarısında bulundu. 

LİMTER-İş Sendikası Genel Başkanı Kamber Saygılı, taşeron çalışmanın da iş cinayetlerini tetikleyen temel bir faktör olduğuna dikkat çekti, madencilik sektöründen örnek verdi: 

'YASALAR VAR AMA...'

İşgüvenliği ve işçi sağlığı konusunda onlarca yasanın çıkartıldığını hatırlatan Saygılı, 2012 yılında çıkartılan yasanın, çalışma yaşamının sorunlarını çözmekten çok uzak olduğunu söyledi, "Ayrıca yasanın uygulanıp uygulanmadığını denetleyen de yok" dedi. 

175 İŞÇİ ÖLDÜ

Tersanelerde 175 işçi, iş kazalarında yaşamını yitirdi. Nedenleri, 1982'den bu yana ölümlerin nedenleri değişmedi; Yüksekten düşme, elektrik çarpması, cisim çarpması ve patlama.

2008'DEN SONRA AZALDI

2008 yılından sonra ise Tuzla tersaneler bölgesinde iş cinayetlerinde azalma yaşandı. Bunun nedeninin ise tersaneler bölgesinde LİMTER-İş'in yürüttüğü mücadele olduğu kesin. Sendikanın, 2008 yılına kadar yaşam hakkı için yürüttüğü mücadele, o yılın Şubat ve Haziran aylarında büyük bir işçi isyanına dönüştü, Tuzla tersanelerinin tamamında üretim durdu.

LİMTER-İş Sendikası Genel Başkanı Kamber Saygılı, tersane işçilerinin grevi ve emekçi kamuoyunun desteğinin hükümet ve tersane patronları üzerinde baskı oluşturduğuna dikkat çekti, "Bu baskı onları önlem almaya yöneltti" dedi.

Saygılı, şöyle konuştu:  "İşçiler, elektrik çarpmasından yaşamını yitiriyordu. 15 lira verip almak istemediği kabloyu, 30 lira verip daha iyisini alıyor. Bazı tersanelerde, yüksekten düşmeye karşı önlem olarak fileler takılmaya başlandı. Eskiden beli kıran emniyet kemerleri kullanılıyordu, şimdi paraşütçü tipi emniyet kemeri kullanılmaya başlandı. Küçük bir ölçüm cihazı ile patlamaların önüne geçilmeye başlandı. Küçük küçük tedbirler alındığı zaman dahi iş cinayetlerinin önüne geçiliyor. Ancak tüm bunları biz yıllardır yürüttüğümüz mücadele ile kazandık. İş cinayetlerinin panzehiri örgütlü mücadele."

İş cinayetlerine karşı sendikaların yanı sıra toplumun diğer kesimlerinin mücadelesinin de çok önemli olduğunun altını çizen Saygılı, son olarak "İşçi sağlığı ve işgüvenliği, ne patronların ne de hükümetin vicdanına bırakılmayacak kadar önemli bir sorun" dedi. 

Kaynak:Fıratajans

Bu haber toplam 1476 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
yorum amacının dışında ticari reklam veya siyasi propaganda içerikli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 OSGB Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim