• BIST 1.123
  • Altın 477,708
  • Dolar 7,8288
  • Euro 9,1832
  • İzmir 25 °C
  • Ankara 23 °C
  • İstanbul 23 °C
  • Balıkesir 24 °C
  • Bursa 21 °C
  • Gaziantep 28 °C
  • Trabzon 24 °C
  • Şanlıurfa 30 °C
  • Van 18 °C
  • Paris 17 °C

Güvenlik Kültürünün Oluşmasında Basının Rolü

Nabi İNCE

Yazıma başlarken hafızam beni 80’li yıllara götürdü. O yıllarda televizyonlarda, KDV fişi almanın önemini benimsetmek için reklam filmleri gösteriliyordu. Değişik sanatçılar değişik senaryolarla konunun önemini vurguluyorlardı. Konu hakkında toplumu bilgilendiriyorlardı.

Çünkü devlet yeni bir uygulama başlatmıştı. Tüm satışları son kullanıcıda kayıt altına almak istiyordu. Böylece vergi kaçaklarını önleyerek gelirlerini artırmayı amaçlamıştı. Ancak vatandaşın bu konuyu benimsemesi çok önemli idi. Bu değişimde vatandaş odak noktasında olmalıydı. Vatandaş işin içine gönüllü olarak katılırsa bu proje yaşama şansı bulacaktı. Bundan dolayı vatandaş bu projeye sahip çıkmalıydı.

Ayrıca ne vatandaş ne ticaret erbabı daha önce böyle bir konuyla tanışmamıştı. Ticaret erbabı vergi yükünün artmasından rahatsız olmuştu. Vatandaşların bazıları da ‘Bana ne devletin vergi kazancından, bana ne katkısı olacak’ diye konuya yaklaşıyordu. Yazar kasalarla verilen alışveriş fişlerinin kesilmesinde ciddi bir direnç vardı.

Tüm bu dezavantajlara rağmen istenilen kültürün oluşması için büyük bir faaliyet yürütüldü. Toplumun nabzı devamlı ölçülerek, yeni yeni tedbirler alınarak sorunlar aşıldı. O tarihlerde yaşayanlar bu değişimi yavaş yavaş benimseyerek davranışlarını değiştirdi. Yeni nesilde zaten gözlerini bu uygulamanın içinde açtığından otomatik olarak bu kültürle yoğruldular. Tabii ki bu süreç ne kolay oldu ne de hemen gerçekleşti. Bir kültürün oluşması için emek, sabır ve devamlılık gereklidir.

Belgeli alışveriş kültürünün oluşması örnek bir projedir. Ders alınması gereklidir. Ben, iş sağlığı ve güvenliği konusunda da böyle bir çalışmanın yapılmasının çok yararlı olacağına inanıyorum. Yukarıda anlatmaya çalıştığım örnek ve başarılı çalışmanın iyice analiz edilmesini ve iş sağlığı ve güvenliği kültürünün oluşturulması çalışmalarına uyarlanmasını talep ediyorum. O tarihlerde, alışveriş fişi almak ve vermek diye bir uygulama yoktu. Yeni uygulamaya tepkiler büyük oldu. Her kesim kendi açısından olaya yaklaştı. Daha sonra fiş toplayana, topladığı fişlerin tutarlarının belli bir yüzdesi ödendi. Böylece önce vatandaş bu işin kendine katkısı olacağı için bu uygulamada yer aldı. Daha sonra denetimler sıklaştırılarak fiş kesmeyenlere yaptırım uygulandı. Bu arada televizyonlarda bu işin ana fikri değişik sloganlarla yayımlandı. Bunlardan bazılarını hatırlayalım; “önce fiş sonra alışveriş”, “Ödediğiniz her vergi size su, yol, baraj, hastane, okul olarak geri dönecektir.”, “Vergi vermek vatandaşlık görevidir” vb. Günümüzde hiç kimse artık fiş alalım mı? Ne gerek var vb. sorularla bocalamıyor. Ticaret erbabı da sana sormadan alışveriş belgenizi düzenleyerek size takdim ediyor. Amaçlanan noktaya gelinmiştir. Kültür oluşmuştur.

Devlet önemli bir konuyu halletmiştir. Maddi kayıplarını önlemiştir. Ülkemizde iş kazaları ve meslek hastalıklarını boyutları, maliyenin kayıplarından çok büyüktür. Üstelik can kayıpları ve ailelerini ömür boyu çekecekleri acılar için maddi bir ölçü de verilemez.

2012 yılı SGK istatistiklerine bir bakalım. İş kazaları ve meslek hastalıklarından ölen vatandaşımızın sayısı 745 olmuştur. Yani745ocağa ateş düşmüştür. Bir o kadar dul ve de binlerce çocuk öksüz ve yetim kalmıştır. Birisi bana bunu bedelini söyleyebilir mi? Buna maddi bir değer biçebilir mi? Yine iş kazaları ve meslek hastalıklarından dolayı kayıplı iş günü sayısı bir milyon 647 bin 127 olmuştur. Bu süredeki iş göremezlik bedellerini, devlet çalışanlara ödemektedir. Bu tutarlarda devlete oldukça büyük kayıp olarak dönmektedir.

İLO istatistiklerine göre sanayileşmiş ülkelerde, iş kazaları ve meslek hastalıklarından dolayı, yaşanılan maddi kayıpların oranı gayri safi milli hâsılalarının yüzde 3-5 arasında olmaktadır. Yaklaşık 800 milyar dolar olan gayri safi hâsılamızın yüzde 4’ünü kabul edersekkaıbımız 32 milyar dolardır. Tüm bu maddi ve manevi kayıplar vergi kayıplarından daha az mıdır? Devletin bir an önce, vergi kayıplarını önlemede gösterdiği hassasiyeti göstermesi gerekmektedir. Vergi için başlattığı seferberliği bu konuda da başlatmalıdır. Bu konuda basından da azami bir şekilde yararlanmalıdır. İş sağlığı ve güvenliği kültünün oluşması için daha ciddi çalışmalara girişilmelidir. Gelecek neslin bu konudaki faaliyetleri sorgulamadan, doğal bir hal olarak algılayacağı günlere ulaşmak bu toplumun da en tabii hakkıdır.

İş sağlığı ve güvenliği çalışmalarının benimsendiği günlere el birliği ile ulaşmak dileği ile kazasız çalışmalar diler,herkesin bayramını da kutlarım.

Bu yazı toplam 1000 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
yorum amacının dışında ticari reklam veya siyasi propaganda içerikli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 OSGB Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim