• BIST 1.123
  • Altın 477,270
  • Dolar 7,8288
  • Euro 9,1832
  • İzmir 25 °C
  • Ankara 23 °C
  • İstanbul 23 °C
  • Balıkesir 24 °C
  • Bursa 21 °C
  • Gaziantep 28 °C
  • Trabzon 24 °C
  • Şanlıurfa 30 °C
  • Van 18 °C
  • Paris 17 °C

Ateş Sadece Düştüğü yeri Değil Komşuyu da Yakar

Nabi İNCE

ATEŞ SADECE DÜŞTÜĞÜ YERİ DEĞİL KOMŞUYU DA YAKAR

       

Son on beş içinde ilimiz sanayii kuruluşlarında yangınlar çıkmıştır. Yangında yanarak yaralanan işçilerden birinin durumu ciddiyet arz etmektedir. Yaralanan işçi kardeşlerimize Allahtan şifalar diliyorum. Bu arada yanan fabrikalarda çok büyük maddi kayıplar da meydana gelmiştir. Bu gün yazımın konusunu yangın olayı üzerine olacaktır.

Yangın ve ateş üzerine birçok atasözümüz vardır. Bunlarda birinin “ateş düştüğü yeri yakar” şeklinde olduğunu hepimiz biliriz. Ama yaşanılan bazı olaylarda da, hem düştüğü yeri hem de yakın çevresini yaktığı bilinmektedir. Bizler genellikle işi dar çerçevede algılıyoruz. Bir olay başımıza geldiğinde de faturayı büyük boyutta ödüyor, ödetiyoruz.

           İşyerimizde hem canımızı hem de malımızı korumak için yangına karşı tedbir almamız gereklidir. Yangını küçümsemek çok büyük yanlıştır. “ateşle oyun olmaz”  atasözümüze dikkat edelim, konuya önem verelim.

         İşletmesinde yangına karşı tedbir alınmasını önerdiğimiz bazı işverenlerin bunu masraf olarak görmeleri insanın mantığını zorlamaktadır. Bu konuda şahit olduğum bazı diyolagları sizinle paylaşmak istiyorum;

  • Şimdiye kadar yangın mı çıktı?

  • İşi biraz abartmıyor muyuz?

  • Durup dururken bu kadar para harcamaya ne gerek var?

    Bu konuda yaklaşımı bu olan ve tedbir konusunda isteksiz olan ya da gereğini yapmaktan uzak davranış sergileyen iş adamları, eninde sonunda acı gerçeği yaşamak durumunda kalmaktadırlar.

    Basiretsizlik atmosferinden çıkarak yangından korkalım ve de korkularımızı yaşamamak için gerekli tedbirleri alalım. Bizim işletmemizde yangına zemin hazırlayan etmenler az deme yanlışlığına düşmeyelim.

     “Komşuda pişer bize de düşer” atasözümüzde olduğu gibi bazen komşuda çıkan yangının sizin işletmenizi de yakabileceğini unutmayalım. Nitekim bu konuda birçok örneği ülkemizde yaşamaktayız.

             Yangın algılama, alarm ve söndürme sistemlerini işletmelerimize kurmalıyız. Bunu eksiksiz tüm işletmeler yapmalıdır. Öncelikle kendi işletmenizde çıkabilecek bir yangını önlediğiniz gibi, komşu işletmelerde çıkan yangınlardan da korunmuş olacağız.

    Benim işletmemde yangın çıkmaz diyenler, komşudan gelen yangına kapılarını kapatacaklar mı? Nasıl korunacaklar? Bu soruya yangın gelmeden cevap versinler.

             “istiyorsan sulh-u salah, hazır ol cenge” – barış istiyorsan savaşa hazır ol – demiş Yavuz Sultan Selim Han. Ve de güzel demiş. Biz korkulu rüya görmek istemiyor, kötü şeyler yaşamak ve ağır bir bedel ödemek istemiyorsak mutlaka tedbirlerimizi önceden almalıyız.

             İşyeri sahiplerini şimdi tekrar konu ile düşünmeye davet ediyorum. Şu soruları kendilerine sorsunlar;

  • Erken uyarı ile yapılan erken müdahale de ne kadar az zararım olur, ne kadar kurtarabilirim, yatırım yaptığıma ya da yapacağıma değer mi?

  • Dışarıdan gelecek tehlikeye karşı ne kadar korunma tedbirine sahibim?

  • Komşumun bu konudaki hassasiyeti ve hazırlığı ne düzeyde? Eksiği varsa uyarmam yarlı olur mu?

             “Herkes evinin önünü temizlese şehir temiz olur” atasözümüzü hatırlatarak yangın tehlikesi yaşamayacağımız günler dilerim. Bu konuda yetkilileri kontrole, işverenleri de duyarlılığa davet ediyorum.  

Bu yazı toplam 1233 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
yorum amacının dışında ticari reklam veya siyasi propaganda içerikli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 OSGB Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim